Gündem

Dr. Suzan Obagi’nin Cilt Sağlığıyla İlgili Sizi Şaşırtacak ”Yapın” ve ”Yapmayın” Önerileri

Ünlü dermatolog Dr. Suzan Obagi Pittsburgh, Pensilvanya’da olmasaydı büyük ihtimalle Los Angeles veya New York’ta ünlü yüzleri güzelleştiriyor olacaktı.

Dr. Suzan Obagi’nin iğne ve lazer kullanmakta eşsiz yeteneği hastalarını en güzel hallerine dönüştürüyor. Kadınlara doğal ve genç görünüm kazandırmakta Tanrı vergisi hüner ve yeteneği hiç şüphesiz ki akademik başarısına bağlı. Pittsburgh Üniversitesi Hastanesi Dermatoloji ve Plastik Cerrahi alanlarında Doçent olan Dr. Suzan Obagi Amerikan Plastik Cerrahi Akademisi’nin de yeni başkanıdır.

Dr. Obagi kendisi de bir kadın olarak kadınların ne aradığını ve yaş alma sürecinde ne hissettiklerini çok iyi biliyor.” Ben de onlarla beraber yaş alıyorum.” diyor. ” Bir çok aşamada onlarla iyi iletişim kurabiliyorum çünkü ben de aynı şeyleri yaşıyorum. Neredeyse önerdiğim her tedaviyi kendime de uyguladım veya denedim.” diye açıklıyor.

Doktorlar veya hastalar ipleri ele alamadığında dolgu ve işlemlerde ölçüyü kaçırma durumu olabilir. Dr. Obagi bu duruma düşmemek için yüzünüzün kontrolünü ele geçirmenizi ister.

Courtney Cox dolgu yaptırmayı bıraktığını çünkü fazla dolgudan artık doğal görünümünü kaybederek bir yabancıya dönüşmeye başladığını fark ettiğini söyledi. Eminim ki, Courtney Dr. Suzan Obagi’ye gitmiş olsaydı bu noktaya asla gelmeyecekti.

Dr. Obagi cildinizi sıkı, kendinizi iyi hissetmeniz için ”Yapın” ve ”Yapmayın” önerileri listesini sunuyor.

Sigarayı içmeyin. Hepimiz sağlık ve hijyen açısından sigaranın ne kadar kötü olduğunu biliyoruz ama bunun yanı sıra sigara içmek erken kırışmaya da sebep olur.

Sakız Çiğnemeyin. Sakız çiğneme hareketini tekrar etmek ağız kenarlarını aşağıya çeker ve aşağı çeken kasları güçlendirir, ağız çevrenizdeki çizgileri daha da kötüleştirir.

Pipet kullanmayın. Dudaklarınızı gereksiz yere buruşturmaktan kaçının. Bu hareket dudaklar ve ağız çevresindeki kırışıkları arttırır.

Cildinize Dokunmayın ve Yolmayın. Elleriniz kir taşır; kiri, toz ve yağı ellerinizden yüzünüze taşımak cilt kusurlarına yol açar.

Aşırı Alkolden Kaçının. Aşırı alkol tüketmek sağlığınız için iyi değildir, sizi yaşlandırır ve nem kaybına yol açar. Alkol alıyorsanız nemli kalmak için bol su için.

Her gün Güneş Koruyucu Kullanın. Evet ‘her gün’ demek istiyor. Zararlı UV ışınları her mevsim ve tüm yıl çalışır. Daha iyi bir UV ışını koruması için içeride ve dışarıda çinko oksit yada titanyum dioksit içeren mineralli bir güneş koruyucu seçmek kimyasal bazlı bir güneş koruyucudan daha iyidir.

Gülerken 32 dişinizi de gösterin. Gülerken inci parlaklığındaki dişlerinizi saklamak çatık kaş çizgilerimizi destekleyen kasları güçlendirir. Kırışıkları önlemek için kocaman gülümseyin.

Bolca Su İçin. Su şişeniz her zaman elinizde olsun ve gün boyu onu birçok kez yeniden doldurun. Eğer sabah kahvesinin yada akşam bir bardak şarabın keyfini çıkarıyorsanız bunu bol suyla telafi etmeyi unutmayın.

Günde 8 saat Uyuyun. Hayat çok koşturmacalı ama  bu uykunuzdan feragat etmek demek değildir.Vücut fonksiyonlarımızın düzenli çalışması için uyku şarttır. ‘Güzellik uykusu’ diye boşa dememişler.

 

 

AYIN DOSYASI: YAŞLANMANIN BELİRTİLERİ

Zaman karşı konulmaz şekilde akıp gidiyor ve izlerini bırakıyor. Derideki yaşlanma da işte bu şekilde akıp giden zaman içinde oluşan biyolojik bir süreçtir. Bu süreci oluşturan iki temel faktör iç ve dış yaşlanma olarak karşımıza çıkar. İç faktörler genetik, hormonlar, metabolizma iken; dış faktörler kronik güneş ışınları maruziyeti, çevre kirliliği, sigara, iyonizan radyasyon olarak sıralanabilir. Yani yaşlanma kişinin genetiği ile çevresel değişikliklerin etkileşmesi sonucu ortaya çıkar.

Yüzdeki yaşlanma multisistemik bir yıkım ile oluşur. Deri ve onu destekleyen deri altı kompartmanlar, kıkırdak ve kemik etkilenir. Kolajen yıkımı, elastikiyet kaybı, volüm kaybı, sarkma, kemik erimesi görülür.

Deri dış faktörlerden en çok etkilenen organdır. Güneş ışınlarına çocukluktan itibaren  yıllarca maruz kalmak dış hasarın %80’ini oluşturur. Dermiste kolajen ve Hyaluronik asit yıkımı artar, melanositler yoğunlaşır. Tamir kapasitemizi aşan oranda yıkım olunca da deride lekeler, kırışıklıklar, kuruluk, kabalaşma, damar artışı ve bazı tip deri kanserleri görülür. Sigara, çevre kirliliği gibi faktörler de bu duruma negatif katkı yapar. İç faktörler yani genetik olarak yavaşlayan tamir,  ve kişinin yıkıma cevap verebilme potansiyeli, hormonların durumu; her bireyin değişik şekilde yaşlanmasındaki farkı oluşturur.

20’li yaşlarda yüzdeki deri altı yağ doku oldukça sıkıdır. Ancak güneş koruyucular yaz-kış kullanılmıyor ise, kronik güneş ışınlarına maruziyetin en az %70’ini çoğu birey bu yaşlarda biriktirmiş olur.

30’lu yaşlarla birlikte taimirin yavaşlaması, yaşam tarzının etkileri, stres, güneş hasarı ile yavaş yavaş lekeler, mimik kırışıklıklarda yerleşme, volüm kaybı başlar. Kolajen ve Hyaluronik asit üretimi azalır. Yüzde yorgun ifade, orta yüzde volüm kaybı görülebilir.

40’lı yaşlarda bu faktörlere ek olarak hormonların da seviyelerinde değişiklikler olur. Kolajen ve Hyaluronik asitin yıkımı artar. Derin yağ dokuda kayıplar başlar. Özellikle orta yüz, şakak, ve kulak önündeki çökük alanlar belirginleşebilir. Ağız çevresi ve çene hattında da belirgin çökmeler, üzgün yüz ifadesi veren, elastik dokuda aşağı doğru sarkmalar ortaya çıkar. Kemik dokuda erimeler hızlanır. Deride lekeler ve çizgiler de ortaya çıkar.

50-60’lı yaşlarda ise deride güneş hasarı bulguları, lekeler, ince ve derin kırışıklıklar, yanı sıra derin yağ ve kemikteki kayıplar iyice belirginleşir. Üst, orta ve alt yüzde göz çevresi, elmacık kemikleri, şakaklar, çene hattında çökmeler olur. Yüz ovali bozulur. Ağır ve yorgun bir ifade yerleşir.

Yaşlanma belirtileri bu şekilde sıralanınca oldukça dramatik ve moral bozucu görünüyor. Ancak endişelenmek yerine harekete geçmek, size yüz güldürücü sonuçlar sağlayabilir. Erken yaşta doğru uygulamalar ile gelecek yıllar için tedbir almak mümkün. İyi ürünlerle cilde bakmak ve güneşten korumak, peeling, mezoterapi, PRP, gerektiğinde dolgu ve botoks uygulamalarına 30’lu yaşlarla başlanabilir. Yaşım ilerledi acaba çok mu geç diye de düşünmeyip bir an önce yılları geri sarabileceğiniz, dinlenmiş, bakımlı bir ifadeye kavuşabileceğiniz, size uygun bir programla hazırlanmış reçeteli ürünler, dolgu, botoks, mezoterapi, PRP, kök hücre, lazer, ışık ve enerji bazlı cihazlarla tedavi amaçlı uygulamalar yaptırabilirsiniz.

Zaman geçse de sağlıklı ve güzel kalın.

Translate »